Browsing articles tagged with "kıssadan hisse arşivleri - Rabish.net"
Haz 25, 2017
R@bi@Sen

Hatıram

Bayramlarda çocuk olmak başkadır.Var olan varlığın sevincini heyecanını yaşarken yok olanda yokluğun hüznüyle boyun eğer tüm masumiyetiyle bayrama bayramlara.
Yıllar büyütsede o masumiyeti silkeleyip atamaz çoğu hep kalır bir burukluk sevinçlerse ayrı bir mutluluk biriktirir büyüyen bedenlerde.
Yıllar önce o çocukluk dönemlerimden kalan hatıralarım geldi hatırıma 🙂
Yine böyle bir bayram günü idi.Bütün arkadaşlarla birlikte ev ev bayramlaşmaya (şeker toplamaya) başlamıştık elimizde poşetler çok komik görünüyorduk.İki ev gidip sonra şekerleri sayıyoruz ama benim ve kardeşimin şekerleri hiç çoğalmıyor.Tabi haliyle üzülüyor insan diğer çocukların poşetleri yarım olmuş bizimki diplerde ancak bizde de para var onlarda da para az çocukluk işte ben şeker olmadığından biraz kırılmışdım.Şimdiki çocuklarda şekeri hiç önemsemiyor.Çünkü ne şekerin ne biskuvinin bir değeri kalmadı. Şimdi anımsadım da ben hiç para göz olamamışım.Param olsada şeker benim için daha değerliymiş.Yada arkadaşların poşetlerinin şekerle dolu olmasınımı kıskanmıştım.Yada…
Bana ayrıcalık yapmaları beni rahatsızmı etmişti ki!..

Haz 24, 2017
R@bi@Sen

Kimin Duası Kabul Olur

Bir yolcu gemisi yolculuk esnasında kopan bir fırtınada batar ve içindekilerden sadece iki adam küçük ve ıssız bir adaya yüzmeyi başarırlar. Ne yapacaklarını bilemeyen bu iki kazazede Allah’a yalvarmaktan başka çarelerinin olmadığına karar verirler. Fakat kimin duasının daha güçlü olduğunu anlamak için adayı ikiye bölmeye karar verirler ve adada karşılıklı olarak yaşamaya başlarlar. İlk diledikleri şey yiyecektir. Ertesi sabah, birinci adam kendi tarafında dalları meyve dolu bir ağaç bulur ve ağacın meyvelerinden yer. Diğer adamın alanı ise hala çoraktır! Bir hafta sonra, birinci adam yalnız olduğu için kendisine bir eş diler. Ertesi gün bir kadın yüzerek birinci adamın tarafına gelir. Diğer tarafta yine hiçbir şey yoktur! Hemen sonra birinci adam bir ev, giysiler ve daha fazla yiyecek diler. Sihirli bir değnek değmişçesine tüm istedikleri kendisine verilir. Fakat ikinci adam hala hiçbir şeye sahip olamamıştır! En sonunda birinci adam bir gemi diler böylece karısıyla birlikte adayı terk edebilecektir. Sabahleyin kendi tarafına demirlenmiş bir gemi bulur. Birinci adam karısıyla birlikte gemiye biner ve ikinci adamı adada bırakmaya karar verir. Onun hiç bir dileği gerçekleşmediği için Allah’ın nimetlerine layık biri olmadığını düşünür. Gemi kalkmak üzereyken birinci adam cennetten yankılanan bir ses duyar, “Neden arkadaşını adada bırakıyorsun?” “Bana gönderilen nimetler sadece bana aittir çünkü onlar için ben dua ettim,” diye cevap verir birinci adam. “Onun duaları kabul edilmedi o yüzden o hiçbir şeyi hak etmiyor.” “Yanılıyorsun!” diye azarlar ses birinci adamı. “Onun sadece tek bir dileği vardı ve kabul ettim. Eğer etmeseydim sen gönderdiğim nimetlerin hiç birine sahip olamazdın.” “Allah’ım ne olur söyle bana” dedi birinci adam, “Ne diledi de ona minnettar olmam gerekiyor?” “Senin tüm dileklerinin gerçek olmasını diledi.” Hepimizin bilmesi gerekir ki; Bize gönderilen nimetler sadece bizim dualarımızın sonucunda değil bizim için dua edenler sayesinde de gerçekleşir. Bu göz ardı edilemeyecek kadar güzel bir hikâye… Benim bugün sizin için duam, tüm dualarınızın gerçekleşmesidir. Rahmet üzerinizde olsun. “Başkası için yaptığınız şeyler kendiniz için yaptıklarınızdan daha önemlidir.”

Haz 23, 2017
R@bi@Sen

Şeytanın Oyununa Gelme

Bir adam sık sık Kur’an okurdu. Ancak O’ndan bir şey ezberlemezdi. Bu adamın küçük oğlu babasına dedi ki;
-Babacığım Kur’an okuyorsun ama hiç ezberlemiyorsun, sana ne faydası var ki? Baba oğluna dedi ki;
-Evladım, sana söyleyeceğim ancak önce şu hasır sepeti şu dereden su doldur getir. Hasır sepet kömür taşımak için kullanılıyordu. Oğul dedi ki;
-Baba, ama bu imkansız!
Baba;
-Sen dene bakalım ne oluyor. Oğul bu söz üzerine hasır sepeti alıp dereye gitti ve su doldurup taşımaya başladı. Yol yarı olmadan bütün su akıp gitti. Oğul babaya dönüp dedi ki;
-Baba görüyorsun ki bu imkansız bir şey! Baba;
-Olsun bir daha dene. dedi. Oğul bir daha denedi, bir daha derken beşinci seferde iyice yorulan oğlu bitkinliğini belirterek babasına;
-Baba sen de biliyorsunki bu imkansız neden tekrar ettiriyorsun? deyince baba dedi ki; -Evladım sepette bir şey farketmedin mi? deyince oğlu anladı ve
-Evet babacığım, sepet tertemiz olmuş dedi. Baba;
-İşte böyle evlat, nasıl bu sepet kendinde bir şey tutamasa bile su ile tekrar tekrar temas edince tertemiz oldu, insan kalbi de dünya ve işlerinden kirlenir, Kur’an okumakla da ezberlemese bile kalbi suyun hasır sepeti temizlediği gibi tertemiz olur. Evladım Kur’an kalbin ve ruhun temizleyicisi, gıdası ve şifasıdır, sakın şeytanın bu ‘ezberlemeden ne faydası var’ oyununa gelmeyesin! diyerek oğluna harika bir ders vermiş oldu.
Selam ve Dua ile

Haz 12, 2017
R@bi@Sen

Abuntu

“Afrika’da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir: Ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü, o meyveleri yemek olacaktır. Onlara “Haydi, şimdi başlayın. Birinci olan ödülü alacak” der. O anda bütün çocuklar elele tutuşur, koşup ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar. Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu yanıtı verirler:
– Bu “UBUNTU” dur. Nasıl olur da diğerleri mutsuz iken birimiz o ödülü yiyebilir ki? Ve “UBUNTU”nun anlamını açıklarlar. *UBUNTU: Ben biz olduğumuz için “ben”im.
Efendiler Efendisi (sav) de” komşusu açken tok yatan bizden değildir” buyurmuş, ama müslümanlar bunun neresinde

May 28, 2017
R@bi@Sen

Kırk Sene Yatsı Abdesti İle Sabah Namazı

İmam-ı Âzam Hazretleri hakkında, “Kırk sene, yatsı abdestiyle sabah namazını kılmıştır” denir, doğrudur. Hazreti İmam, giderken iki kişinin kendisi hakkında “İşte yatsı abdestiyle sabah namazını kılan zat budur” diye konuştuklarını duyar. Bunun üzerine: – Yâ Rabbi, bu insanları yalancı çıkarma. Ben, senin huzuruna bende olmayan bir sıfatla çıkmaktan haya ederim, diyerek ondan sonra yatsı abdestiyle sabah namazını kılmaya başlamış ve bu 40 sene devam etmiş. Hazreti İmam’ın namaz kıldığı mescidin müezzini anlatıyor:
– Yatsı namazını kılıyorduk. İmam namazda “Zilzal” sûresini okudu. Cemaat içinde İmam-ı Âzam da vardı. Namaz bitti, herkes çıktı. İmam-ı Âzam tefekkür halinde, olduğu gibi duruyordu. Onu rahatsız etmemek için kandili yanar vaziyette bırakarak çıktım. Onun mescidde kalacağını tahmin ederek kapıyı kilitledim. Sabah ezanını okuyup içeri girdiğimde, o hâlâ ayakta ve sakalını eline almış şöyle yalvarıyordu:
– Ey zerre kadar hayrı da, zerre kadar şerri de karşılıksız bırakmayan ALLAH’ım. Bu kulunu cehennem azabından ve ona yaklaştıran şeylerden koru. Bu kulundan rahmetini esirgeme. İçeri girince beni farketti. Zamanın geçtiğinden haberi yoktu. Yatsı namazı yeni bitmiş zannederek:
– Kandili mi alacaksın? dedi. Ben: – Hayır, sabah ezanını okudum, dedim. Bunun üzerine sabah olduğunu anladı ve bana: – Bu gördüğünü kimseye söyleme, diye tenbih etti. Kendisine söz verdim ve vefatına kadar bunu kimseye söylemedim. Hz. imam sabah namazının sünnetini kıldı ve oturdu. Sonra bizimle beraber farzı da kıldıktan sonra çıktı. Ben anladım ki, sabah namazını yatsı namazının abdestiyle kılıyordu. Çünkü mescidin kapısı akşamdan kilitlenmişti. İmam-ı Âzam Hazretleri çok da cömertti. Bir gün Şakik-i Belhî ile giderlerken, karşıdan gelen bir adamın, yolunu değiştirdiğini gördü. Durumu farkeder etmez adama yetişip: – Beni görünce neden yolunu değiştirdin? diye sorunca adam:
– Yâ imam, size olan borcumu zamanında ödeyemediğim için utandım, diye cevap verdi. Bunun üzerine İmam-ı Âzam Hazretleri: – Eğer sen bu kadar sıkıntı içindeysen, şu insanlar şahit olsun ki, ben senden alacağım olan 10.000 dirhem borcumu sana hibe ettim. Bu vesileyle senin utanmana sebep olduğum için de beni bağışla, kusura bakma, dedi. İşte islam ahlakı ve işte İmam-ı Âzam Hazretleri’nin büyüklüğü.

May 27, 2017
R@bi@Sen

Sabah Namazında Ölen Kadın

Bir süre önce evlenen genç kadın,her sabah eşini sabah namazına uyandırır, eşi de camiye cemaate giderdi. Bir gün eşi tarafından uyandırıldığı halde biraz biraz geç kalan adam camiye ancak ikinci cemaate yetişir. Namaz’dan sonra imam yanına gelerek; falan kadının kocasımısın, der. Adam; evet ama eşimin ismini nerden biliyorsun diye imama sorar. İmam; bugün rüyamda birinci cemaatte namaz kılan bütün cemaatin cennette girdiğini, beraberimizde de bir kadın olduğunu gördüm. Bu kim diye sorduğumda, eşin olduğunu söylediler. Adam bu müjdeyi eşine vermek için hızlıca eve geldiğinde, eşinin secde halinde ruhunu Rabbine teslim ettiğini fark etti…

– sabah namazına kalkmayan kişi, biraz rahatlık elde ettiğini sanır. Bilmez ki bu miskin, esas rahat; Rabbin huzurunda bir kaç dakika kalmakta olan kalplerle elde edilir. – Eğer namazı hesaba katmadan, dilediğinde yatar, dilediğinde kalkıyorsan, bilesin ki hüzün ve ızdırap dairesinden çıkamayacaksın. Vallahi namaz; dünya ve ahirette rahat ve hayırdır. – Vallahi, sana Allah’tan daha düşkün ve merhametli kimseyi bulamazsın! – Vallahi, secde eden kişi Allah tarafından nasıl bir rahmetle kuşatıldığını bilseydi, başını secdeden kaldırmazdı! – Sabah cemaatinin müdavimleri, yüzleri beyaz, alınları nurlu ve vakitleri bereketli olur. Eğer onlardan isen Allah’a hamd et, onlardan değilsen, Allah’a dua et ki onlardan olasın! Ne güzel sabah namazı: – İki rekat sünneti; dünya ve içindekilerden daha hayırlı. (Hadis) – Farzı,seni Allah’ın zimmetine (garantisine) alır. (Hadis) – Kıraati,şahitlik yapar (Ayet) – Dostum; kişi nasıl yaşarsa öyle ölür, nasıl ölürse öyle haşr olur… Rabbim imanla yaşayıp imanla ölmeyi cümlemize nasip eylesin inşaAllah

May 23, 2017
R@bi@Sen

Misafir’in Bereketi

MİSAFİR’İN BEREKETİ

Bir gün Peygamber Efendimize bir Sahabi eşinden şikayete gelir. “Benim eşim misafiri sevmiyor. Bana ne gibi tavsiyede bulunursunuz?” der. Efendimiz ( sav ) ; “Yarın size misafir olacağım. Eşin, ben içeri girerken de baksın ,çıkarken de baksın der.” Sahabi eşine efendimizin geleceğini müjdeler. Eşi çok sevinir . Yalnız dışarıdan içeri girerkende çıkarkende bakmasını söyler ve hazırlıklarını yapar . Ertesi gün olur. Efendimiz ( sav ) gelirken Pencereden bakınca ne görsün ki! Efendimiz gümüşten tepsi içinde, cennetten çeşit çeşit yiyecekleri de beraberinde getirmiş. Efendimiz’i bir sevinç içinde ağırladıktan, sonra Efendimiz yola koyulmuş. Sahabenin eşi tekrar pencereden bakmış. Birde ne görsün ki! Getirdiği tepsinin içinde yılanlar çıyanlar akrepler böcekler doldurmuş geri gidiyor. Hemen eşine seslenmiş. Korku içinde anlatmış. Eşi koşarak Efendimizin yanına sormaya gitmiş. Peygamber ( sav) bu durum karşısında; ” Eşine anlat. Misafirin güzelliği, yiyeceklerle ikramlarla bereketle gelir ve evden giderken bütün kötülükleri alır ve götürür . Tepside gördüğü kötülükler, günahlar kavgalar dövüşler böcekler yılanlar çiyanlar misafir ile çıkar ve gider eve huzur ve bereket gelir. Misafir gelmeyen eve kavga, dövüş ,huzursuzluk ve bereketsizlik , fakirlik baş gösterir.”

Sayfalar:1234»

Hakkımda

Merhaba; ben Rabia. Evli, üç dünya tatlısının annesiyim. Yemek, elişi, oya ve daha diğer şeyleri paylaşmak için burdayım. Sergilediğim ürünlerin bir kısmını satıyorum. Görüş ve önerilerinizi hakkımda sayfasına yazabilirsiniz. Ürün satışı ve iletişim için mail adresim: rabia@rabish.net

Etiketler

Bağlantılarım

Takvim

Haziran 2017
P S Ç P C C P
« May    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930