YARATILANI HOŞ GÖR YARATANDAN ÖTÜRÜ
Yanıyor ALLAHIM içim yanıyor.
Beni böyle görenler mecnun sanıyor.
Hayatımız ne güzel güllük gülistanlık gidiyo değilmi?Şöle ilk bakışta ne güzel ne iyi diyebildiğin her şeyin ardında ne kadar karanlıklar gizli farkında değiliz veya farkında olmamaya çalışıyoruz.Yazabilirmiyim bilmiyorum ama çok dertliyim çokk.Bazen ağlamak bile beceri oluyo ama onu bile istiyosun mevladan ona bile izin vermiyo yaradan.Şu güzelim mubarek CUMA günü aklıma getirdi mevla, vardır bunun da bir hikmeti.Ağlamak bile büyük nimetdir bizim için,onu bile yapmayanlar yapamayanlar var.
Birinin kalbini kırdığın zaman ufakda olsa pişmanlık duymalı insan,bir his uyanmalı, onun yerine kendini koymalı,enpati kurmalı ki tamir için adım atabilsin.Öle oluyorki hiç kırılmamış,hiç söylenmemiş o kurşundan daha fazla yara açan sözler.Ama bilmezki yıllarını bitirmiş,insanlardan kaçar hale getirmişlerdir seni.Sana verilen ayakdan alda saçına kadar ilik ilik işlemişler sana verilen bu bedenini.BİLSELERDİ YAPMAZLARDI diyor ya peygamberim(a.s) evet bilmiyorlar belkide bilmekde istemiyorlarmı acaba…
İnsanlar kendileri seçebiliyorlardamı kaşının, gözünün,elinin,ayağının nasıl olmasını ona verilen bedenle,mevlanın takdir ettiği bedenle alay edebiyorsun.Yada güzelliğinden dolayı kibirlenebiliyorsun.Sen o güzelliği siparişmi verdinde sana sunuldu.Bende bu görüntümümü sipariş verdim bana sunuldu HAŞA.Takdir eden, beni ve seni yaratan böle yaratmış bunu uygun görmüş.Sen güzelliğinle gururlanma benide bu halimle isyankarlığa teşvik etme.ALLAHIM korusun.YARATILANI HOŞ GÖR YARATANDAN ÖTÜRÜ.Kara toprağın koynuna girmeden o kara toprağı bağrına basabilmeyi hak etmeli insan.Kul kulluğunu unutup kendini bişi sanıyo bazan.ALLAHIM senin lutfundan mahrum bırakma bizi.AMİN.
Ne Yaparız?
SU DİYOR Kİ; -Ben Akıyordum Yabana, Beni Çıkardılar Meydana, Mekanı Cennet Olsun, Benden Abdest Alıp” NAMAZ” Kılana..
SECCADE;İpeklerle süslendim,Rengarenk her bir telim,Niyet namaz kılmakdı benimle şimdi süsperde gibiyim evin harhangi bir yerinde.
KURAN’I KERİM;Göbek altı tutmayın hatda rafdan hiç kaldırmayın,Okursanız kurtuluş bulursunuz,Okumassanız hiç medet ummayın.
NAMAZ;Günde beş vakit,Ama yok ona bir vakit,sapasağlam gezerken, yaşlılığa bırakılıyorum.Ha geldi ha gelecek vakit derken belki hiç kılınmıyor belkide bacak ağrılarını bahane edip yarım yamalak kılınıyorum.
4 SORUYA 4 MÜKEMMEL CEVAP
ilahi ibrahim sadri Peygamberimiz Gelse evimze…
iBRaHiM SaDRi Bir Gün PeyGamBeRiMiZ GeLSe ZaLiM ile ZaLiMsevdaLar
Başınız Sıkıntıdan Kurtulmuyorsa
Sıkıntı ve bunalımdaysanız arabesk yerine bunu izleyin, kendinizi tartın.
Örtün Artık Şu Duvağı Yüzüme!
Örtün Artık Şu Duvağı Yüzüme!
Hiç yüzünü görmeden âşık oldunuz mu birine?
Ezelde âşık olmuşum sadece bir isme…
” Bu nasıl iştir ?! ” demeyin…
Ben de bilmiyorum, ama oldu işte!..
Her an şaşılacak işler olmuyor mu yerde ve gökte?..
Bir ismin peşinde koştum durdum yıllarca ümitsizce…
Acaba kimdir, bilir miyim, yüzünü görür müyüm? diye…
Ansızın karşılaşıverdim O’nunla zamanın bir yerinde…
Yer ve gökte ararken Öz’de buldum,
Sen’de ararken Ben’de buldum derler ya,
İşte öylesine…
Meğer ne de güzelmiş O Gül yüzün…
Ey benim nazlı yarim, sevda çiçeğim, aşk bahçem…
Öyle bakma! O bakışın bir hançer, canım Kudret elinde…
Ne yana dönsem, sadece Sen ! Yalnız Sen !
Mecnûnum, aşkından olmuşum bir divâne…
Bir varmış, Bir yokmuş, evvel zaman içinde, zaman hayal içinde
Hani o vakitler çağırmıştın beni, gönülden sessiz ve gizlice ?..
” Çiçeği dalından kim kopardı, seni BEN’den kim ayırdı ?
Ben Gül’üm, sen bülbül, dön gel yine BEN’im ol ! ” diye…
Gelmez miyim Yâr, Belî ! elbette ! elbette !
İşte o gün bir yemin ettim ilâhi aşkımız üstüne…
Sözleştik O Arşın altında BİR’leşmek üzere…
Vakit o vakit, bugün neş’e var, aşk var evimizde…
Düğün dernek kuruldu Gül bahçemizde…
Melekler koşuşuyor bir telaş, pür telaş içinde..
Bir o yana, bir bu yana, hepsi de delicesine…
En güzel ilâhiler söylenirken o yüksek burçlarımda…
Güneş, ay ve yıldızlar raks eder semalarımda…
Bir bir çıkarıp attım o eski elbiselerimi de…
Kuğular gibiyim bembeyaz gelinliğimle…
İnciler taktılar sırma saçımın örgüsüne,
Sürmeler çektiler gözümün kısırdöngüsüne,
Gül suları serptiler aşkınla yanan şu zavallı göğsüme,
Hûriler kan kırmızı bir şerbet verdiler elime,
Taze gül yaprakları da dökülmüş üstüne…
Mikâil tatlı bir meltem estiriyor başımda yine…
Cebrâil hayretten secde etmiş, çok şaşkın bu işe,
Ömründe hiç böyle aşk görmemiş mi ne?!..
İşte duyuyorum defler çalınıyor bir yerlerde,
Sevdiğim sesleniyor, ” Bir AN’da, ansızın geliver ! ” diye…
Ne duruyorsun İsrâfil, artık şu Sûr’a üfle!
Varsın kıyamet kopsun külliyen alemde, bundan kime ne?
Aşk ile BİR olacağız, kâinat duysun ezelden ebede…
İşiten, gören, bilen herkes dâvetli bu düğüne…
Selâmu aleykum Azrail !
Çok sevindim seni gördüğüme…
Hazırım, gidelim…
Örtün artık şu duvağı yüzüme!
Allah’tan Bu ”Genç” Gibi Korkan Var mı ?
Hz. Ömer devrinde bir genç vardı. Bu genç mescidden hiç ayrılmazdı. Sanki o bir mescid kuşuydu. İbadetine dikkatli, nafileleriyle de Allah (cc)’a yaklaşanlardan olduğu her halinden belliydi. Bir ara, Hz. Ömer (ra) bu genci mescidde göremez oldu.
Zaten, cemaatin bazı mezheplere göre farz, bazılarına göre namazdan bir rükün ve en azından sünnet-i müekkede olmasının ve bir imam arkasında namaz kılmanın hikmetlerinden biri de bu değil mi? İmam arkasına dönüp cemaatini süzecek ve gelmeyen varsa onu soracak… hele bu imam Hz. Ömer (ra), cemaat de ashap olursa..
Ömer, cemaat ne kadar kalabalık olursa olsun cemaatini çok iyi tanır ve adeta hergün onları kontrol ederdi. İşte bu genci görmeyince de böyle sormuştu: “Acaba falanca gence ne oldu, bir-iki gündür mescidde göremiyorum.” Cemaat önce cevap vermek istememiş ve herkes gözlerini yere çevirmişti Ömer’le göz göze gelmemek için. Hz. Ömer (ra), cemaatteki bu garipliği görünce sorusunu tekrar eder ve içlerinden biri cevap verir: “Ey Mü’minlerin Emiri! Onu, uygunsuz bir yere giden yolda ölü olarak bulduk. Seni üzmemek için hemen namazını kılıp gömdük.”
Hz. Ömer işi anlar. Sanki Ömer’in gözünden perde kalkmış ve genci asıl mahiyetiyle görmüş gibidir. Hadisenin aslı şıdır:
Bu genç mescide gelip giderken, evi o yolun üzerinde olan bir kadın, gence musallat olmuştur. Genç bekardır ve kadın, onu yoldan çıkarabilmek için şeytanın bütün oyunlarını kullanmaktadır. Ancak her defasında genç ondan gelen tekliflere karşı mukavemet eder, dayanır ve günaha girmekten kurtulur.
Ne var ki her insanın bir zayıf anı olur. İşte o gün de o gencin zayıf anıdır. Kadın bütün aşüfteliğiyle ona işaret edince genç dayanamaz ve o eve doğru bir-iki adım atar. Birden dudaklarında, gayr-i ihtiyari bir ayetin temessülünü hisseder. Yani genç gayr-i ihtiyari olarak bu ayeti devamlı ve ısrarla okumaya başlar. Önce farkına varmadan diline dolanan bu ayet, farkına vardığı anda işini bitirmeye yetmiştir. O semavi saika gibi gelen ayet şudur:
“Onlar ki takva dairesi içinde yaşarlar, kendilerine şeytandan bir tayf, bir vesevese geldiği zaman hemen Allah’ı hatırlar ve gözlerini hakka açarlar.” (Araf, 7/20)
Genç sanki kendisine bu ayetler yeniden nazil oluyor gibi bir ruh haleti içine girer: Niyet ettiği işten dolayı Rabbinden çok utanır, haya eder.. Rabbinin ona olan bunca ihsanını unutup bir an dahi olsa günaha meylinden dolayı ürperir.. ve hele sürçme anında bile Rabbinin onu nefsiyle baş başa bırakmayıp diline saldığı ayetle onu kendisine çevirmesi bu ışık insanı öylesine heyecanlandırır ki, kalb balansı bu lahuti heyecana dayanamaz; O’nu anar ve ötelere yürür.
Hz. Ömer (ra), gencin serancamesini öğrenince hemen onun kabrine koşar. Kabre doğru eğilir ve sesi çıktığınca bağırır:
“Ey genç! Rabbinden korkanlar için iki cennet vardır” der. Tam bu esnada Ömer (ra)’in sesine denk gür bir ses daha duyulur ve adeta makber lerzeye gelir. Bu ses, o gence aittir ve şöyle demektedir: “Ey Mü’minlerin Emiri! Allah bana senin dediğinin iki katını lütfetti” bu ses ister bu gence ait olsun isterse onun yerine bir melek konuşmuş bulunsun veya bunların hiçbiri olmasın da, sema lerzeye gelip bu sözleri söylesin, fark etmez. Genç, Allah (cc)’tan korkmasının mükafatını iki kat olarak görmüştür.
Kıssadan Hisseler
Hakkımda
Etiketler
bebek boncuk işi dantel din dokuma elemeği elişi Genel hamurişi havlu kenarı iğne işi iğneişi iğne oyası kadınca kenar danteli kolay iğne oyaları krep krep oyası kırk yama kıssadan hisse kışlık Mâni müzik netden oda takımı oya sevgi ve paylaşım söz takı tülbent tülbent kenarı tığ işi tığişi video yapımı kolay iğne oyası yastık kenarı yazma yazma kenarı Yemek yöresel çetik çorap örgü örtü şiir
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck requires Flash Player 9 or better.
Bağlantılarım
- Email Rabish.net email
- Fiyonk Fiyonk El İşi Günlüğü
- Hobiriks Tatlılar, yemekler, yemek masası, süsleme ve daha bir sürü tatlı şey
- Oktay Usta yemek
- Örgü Kendi modanı kendin yap giy
- Örgü Dünyası örnek örgüler
- Oya kursu İğneişi ögrenmek için
- Sevil Altunel Pasta, börek, kurabiye
- Şeyda Elemeği Kadınca Şeyler
- Son Dakika Gelişmeleri Sıcak Haberler
- Takı tasarım Bileklik
- Yama Değerlendirmek güzel





