Browsing articles tagged with "Dayanışma arşivleri - Rabish.net"
Oca 6, 2018
R@bi@Sen

Güzel Bir Reçete 👍👏

Heyyyy! 😊kendine gel durdur şunu, kafandaki kişiyle konuşmayı , uğraşmayı bırak!!!. Bugün Zihni’mizde, kirli ayaklarıyla dolaşan, bizim iyilik duygularımızı ,zamanımızı enerjimizi alan kişileri zihnimizden kovma günü …😊 Yaşssınn hadi tekrarlayın içinizden : “Defol git aklımdan , senin bugünümü berbat etmene artık izin vermeyeceğim . Ben kendi değerlerim ,kendi düşüncelerimle senden farklıyım . Senin seçtiğin yol kendine , benimkisi banadır. Ben kendi yolumdan memnunum ve kendim olmaya devam edeceğim. Ben artık bir yetişkinim ve ben izin vermedikçe asla bana zarar veremezsin .Ben bugün benim yanındayım . ” Nasıl sihirli cümleler değil mi dostum , İçinden bir kaç kez tekrarla , bak nasıl da duyguların değişmeye başladı . Ve şimdi kirli ayakları düşünmeyi durdurduğuna göre ,şimdi kendin için iyi bir şey yapma zamanı işte seçeneklerin :
😌
A) Sevdiğin şarkıyı dinle ve söyle 🎧
B)Kendin için bir çiçek dik 🌱
C)Sevdiğin bir kitap oku📖
D) Ilık bir duş al , bedenini gevşet💦
E) Yaz geceleri yürüyüşü yap🚶‍♀️
F)Sevdiğin bir film izle🎞
G)Sevdiğin meyveyi tadını çıkararak ye🍉
H)Nefis bir bardak meyve suyu iç🍷
I) Kendine bir dondurma ısmarla 😊🍦
Haydi seç birini hemen şimdi , 😊Seçtiğinizi alta yoruma yazınnnnn merak ederim ben şimdiiii😀😀😀✨

Kutret Eren Yavuz

Oca 1, 2018
R@bi@Sen

Her Hayrın Başıdır.

*ﺑﹻﺴﹿــــــــــــــــــﻢﹺ اﷲﹺاﻟﺮﹶﹼﺣﹿﻤﹷﻦﹺ اارﹶﹼﺣﹻﯿﻢ*

Sadece tarih değişiyor. Yaşadıklarımız hep aynı.
Yıllar ne kadar büyürse insanlar bir o kadar küçülüyor. Demek ki kıyamet koptu kopacak. Belkide koptu, her insanın ölümü kendi kıyametiymiş. İnsanlık ölmüş. Hep birileri birilerinin sayesinde yolunu alıp gidiyor. Sonra da yediği ekmeği hor görüyor ihanet eden edene. 😭
Ben olan biteni(haksız yere alınan paralar en başta boşanıp ölmüş babasının emekli maaşını alanlar) gördüğüm kadarıyla ayakta kaldığımıza şaşıyorum.
Mevlam devletimize zeval vermesin.
Dualarımızı eksik etmeyelim.
Devletin malı ateşten gömlekmiş ona göre hareket edelim.

Ara 26, 2017
R@bi@Sen

Yılbaşı 💌💣


🌿🌿🌿🌿
Yeni yıl geliyormuş. Gelirken fakire aş evsizlere ev yurtsuzlara yurt yoksullara yardımcı olacak bir babayiğit getirsin.
Ben öle kuru kuruya geleni dört gözle bekleyemem. Ben bana çare getirene kardeşime yardımcı olacak olana dünyanın her köşesinde muhtaç varmı acaba deyip başkasının derdiyle dertleneni bekliyorum.
Benim dinim bana kardeşin açken tok yatan bizden değildir derken ben her türlü pisliğin yapıldığı o geliyor diye hayânın ar ın olmadığı o yeni yılı istemiyorum gelmesin. Neymiş efendim mutluluk, sağlık, başarı, huzur diliyormuşuz. Gülünç 😊
Ben bütün isteklerimi Rabbime söylüyor ondan istiyorum. Ona güvenip ona yöneliyorum.
Benim noelbabam yok. Kafayı yemiş değilim, öle geyiklerle havada gezen birine inanacak kadar.
Benim için yeni yıl sadece sayılardan ibaret 2017 _2018 takvim değişikliği yalnızca.
Tüm İslam aleminin hicri yılbaşını 20 Eylül de kutlamıştım. Peygamber Efendimiz’in mekke den Medine’ye hicret etmesi bir müslüman için yeni bir başlangıçtır. Yani bir müslüman olarak diyorum ki bizim yeni yılımız 3 buçuk ay önce idi.
Yenilik yılla olcak iş değil. Beyin aynı beden aynı inanç aynı olduğu sürece beklenti saçma.
Mevlam hayırlı nesiller yetiştirmek nasip etsin.

Ara 11, 2017
R@bi@Sen

Filistinli Kadın İsrail Askerlerine Karşı (Animasyon)


Ümm-ü Gülsüm’den (r.a.) şu meâlde bir rivayeti de kaydetmektedir:

“İnsanların söylediklerinden hiçbir şeyde yalana ruhsat verildiğini işitmedim; ancak şu üç durum müstesna:
1) HARPTE,
2) İnsanların arasını bulmada,
3) Kadının kocasına, kocanın da karısına karşı —ailenin düzeni için söylediklerinde…”
🌿🌼🌿🌼
Allahım sen bize birlik beraberlik ihsan et şu gölgesinden bile korkan mahlukatlara bu mutluluğu tattırma. “Gerçek”bir müslüman ordusu olarak birliktelik sağlarsak Allahın izniyle başarılı oluruz. Zaten bu bizim birlikteliğimizi ölçüp tartma sınavı bunu geçersek oyunları son bulacak şimdilik. Ya kalırsak işimiz çok zor. Allah yar ve yardımcımız olsun.

Eki 24, 2017
R@bi@Sen

Biyolojik Ritme Saygı!

Çocuğu birinci sınıfa başlamış bir anne-baba çaresizlik içinde yanıma gelmişti.
Çaresizliklerinin sebebi; 19 kişilik sınıfta 18 kişi okuma yazmayı öğrenmiş, bir tek kendi kızları kalmış okumaya geçemeyen. Çalmadıkları kapı kalmamış, kimi “Disleksi var galiba çocuğunuzda” demiş. Kimi “Beyindeki kimyasal denge bozukluğundan” bahsetmiş.
Bütün bunlarla yetinmeyen anne, gittiği yerlerden birinde “Kızınıza kötü cinler musallat olmuş” diye duyunca film kopmuş…
Kocaman değil, henüz 6 yaşında bir kız çocuğunun okul hayatında başına gelenlerden bahsediyorum… Göz ucu ile şöyle bir baktım; utangaçtı… Bilirim ki kız çocukları bu yaşta böylesi utangaç olurlardı, sorun yoktu benim için. Adını sormak istedim, annesinin arkasına saklandı. Babası kolundan tutup saklandığı yerden çıkartırken “Amca adını soruyor, söylesene adını hadi…” demesi çocuğun içinde bulunduğu durumu özetlemeye yetti.
“Üzgünüm çocuklar sizler adına” demek geldi içimden, söyleyemedim…
“Siz dışarıda bekleyin isterseniz?” diye anne-babayı dışarıya davet ettim.
Çocuk öylece kalakaldı oturduğu koltukta… Kaygılı idi. Başına ne geleceğini bilememenin, ama kendinden büyük birisine de itaat etmesi gerektiğinin çelişkisi okunuyordu vücut dilinden.
Kendimi tanıttım. Güzel resim yapabildiğimden bahsettim. İsterse birlikte resim yapabileceğimizi söyledim. “Hı hı” diye başını salladı ürkekçe… Diz çökerek oturduk yere, sehpanın üzerine koyduğum kâğıda boya kalemleri ile ev yapmaya başladık…
Ben, yazı da yazabildiğimi söyledim. Çocuk, “Ben de yazıyorum ama biraz yavaş” dedi. “Olsun” dedim, “Ben de önceden yavaş yazıyordum. Hem yavaş yazınca bazen daha güzel oluyor” deyince gözlerime baktı, rahatladı. Sonra kaşlarını çatıp “Ama öğretmenim dedi ki hızlı yazmalıymışım. Hem ödevimi yavaş yapınca annem kızıyor.” derken, ülkemiz çocuklarının eğitim dramını anlatıyordu aslında…
İkimiz de önümüze yeni bir kâğıt aldık… Oturduğumuz yerde, benim söylediğim harfleri birlikte yazmaya başladık. Küçücük parmakları ile nasıl da samimi çabalıyordu, içim burkuldu…
Üç-beş harfi yazdıktan sonra “Ben yazı da okuyabiliyorum” dedim.
Çocuk beni duymazdan geldi. Kalemle çizgi çizmeye devam etti. İncinmişliği vardı belli ki…
“Hatta ben, bu harfin hangi harf olduğunu bilebilirim” deyince başını kaldırdı, “Ben de bilirim, o A” dedi. Cesaret kazanmıştı. Çünkü kendini zorlamayan, ona uyum sağlayan bir yetişkin vardı yanında.
“Peki, bu hangi harf?” diye sordum, onu da bildi, diğerini de… “Hadi bu harfleri yan yana okuyalım dedim”, yavaş yavaş da olsa okudu.
“Ne güzel okuyorsun” dedim. Çocuk: “Ama annem sıkılıyor ben okurken. Babama diyor ki gel şu çocuğu sen okut, yoksa ben çıldıracağım.”
Dakikalarca gözlemledim, ne “disleksi” idi problemin adı, ne de “cin çarpması”. Aklı başında, narin bir kız çocuğu ve ona hitap edemeyen yetişkinlerin çatışması vardı ortada; “beklenti çatışması”… Çocuk, kendi biyolojik ritmi ile “edinerek öğrenmeye” çabalarken, anne-babanın bu hızı yavaş bulup hızlandırma gayreti, çocuğu sersemleştirmişti.
Çocuğu dışarı alıp anne-babayı yeniden davet ettim. Dikkat ettim ki anne babanın da biyolojik ritmi oldukça bozuk. Baba beni dinler iken ayaklarını sallayıp duruyor, anne konuşurken hızlı hızlı ve yutarak konuşuyordu…
Hâlbuki edinerek öğrenmenin en temel ilkesi; eğiticinin “sekine” halinde bir biyolojik ritme sahip olmasıdır.
“Aktif bir pasiflik”, eğiticinin en üstün özelliğidir.
Konuşurken, inci tanesi gibi kelimeleri tek tek çıkarmak… Yürürken, yavaş ve sükunet içinde yürümek… Göz göze gelindiğinde, gözlerle çocuğun gözlerine dokunacak kadar sakin bakmak, edinerek öğrenmenin olmazsa olmaz prensipleridir.
Kalıcı öğrenmenin önündeki en büyük engel; çocuğu hızlandırmaktır; “Hadi, hadi… Çabuk, çabuk… Herkes yaptı bir sen kaldın” gibi baskılar çocuğu psikolojik olarak gerdiği gibi, bilginin içselleşmesinin önünü de kapatır.
Çocuğa iyilik yapmak isteyen eğiticiler, onun biyolojik ritmine saygı duymalı. Belki kendilerinin bozulmuş olan biyolojik ritimlerini de “sekine” haline çevirerek çocuğun karşısına çıkmalıdır. Bu bir lüks değil, çocuk hakkıdır.
__Adem Güneş

Hakkımda

Merhaba; ben Rabia. Evli, üç dünya tatlısının annesiyim. Yemek, elişi, oya ve daha diğer şeyleri paylaşmak için burdayım. Sergilediğim ürünlerin bir kısmını satıyorum. Görüş ve önerilerinizi hakkımda sayfasına yazabilirsiniz. Ürün satışı ve iletişim için mail adresim: rabia@rabish.net

Etiketler

Bağlantılarım

Takvim

Ocak 2018
P S Ç P C C P
« Ara    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031