Tem 17, 2017
R@bi@Sen

Her İşte Bir Hayır Vardır

Bir zamanlar Afrika da ki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü.
Kralın bu arkadaşının ise değişik bir tavrı vardı. İster kendi basına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi: “Bunda da bir hayır var!” Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu.
Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın bas parmağı koptu.
Durumu gören arkadaşı her zamanki sözünü söyledi: “Bunda da bir hayır var!” Kral acı ve öfkeyle bağırdı: “Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu? “Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı.
Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yasadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarını bağladılar ve köyün meydanına odun yığdılar.
Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağladılar. Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki, kralın başparmağının olmadığını fark ettiler. Bu kabile, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler.
Sarayına döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir, bir anlattı. “Haklıymışsın! ” dedi. “Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İste bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum. Yaptığım çok haksız ve kötü bir şeydi.” “Hayır” diye karşılık verdi arkadaşı. “Bunda da bir hayır var.” “Ne diyorsun Allah aşkına?” diye hayretle bağırdı kral. “Bir arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir.” “Düşünsenize kralım, ben zindanda olmasaydım, sizinle birlikte avda olurdum, değil mi? Ve sonrasını düşünür müsünüz. Allahım herşeyin hayırlısını bizlere nasip et hayırlı olmayanı nasip etme. Amin

Tem 16, 2017
R@bi@Sen

Namaz Böyle İşte

İsa aleyhisselam bir gün deniz kenarından geçerken nurdan yaratılmış bir kuş gördü.

İnsan ona baktığı zaman nurunun aydınlığından gözünü açamazdı. Kuş gidip kendini çamura batırdı ve gidip denize girdi ve yine tertemiz olup parladı. Denizden çıkıp yine çamura battı ve gelip denize girip temizlendi. Bu hal tam beş sefer tekrar etti. İsa aleyhisselam: “Bu kuş neden kendini çamura batırıyor, sonra çıkıp denize giriyor ve temizleniyor?” diye kuşun haline şaşırdı. Allahü Zülcelal, İsa aleyhisselam’a şöyle vahyetti: “Ya İsa! O, namazın temsilidir. Ahir zaman peygamberi Muhammed aleyhisselamın ümmeti namaz kıldığı zaman, aynı o kuşun denizde temizlenip nurlandığı gibi, hatalarından temizlenip nurlanacak. Yine hata yaparsa aynı kuşun çamura girmesi gibi zulmetle kaplanacak ve namaz kıldığı zaman tertemiz olacak. İşte namaz, insan için böyle kıymetlidir.”

Tem 15, 2017
R@bi@Sen

15 Temmuz


15 Temmuz gecesiydi,hava sıcaktı
Bir ihanet kalkışması ülkeyi yaktı
Gün bugündü bütün millet ayağa kalktı
Çoluk çocuk ihtiyar genç sokağa aktı

Demokrasi darbe yemiş, şaşkındı millet
Ya özgürlük bundan sonra, yahut da zillet Milyonların ayak sesi titretti yeri
Elde bayrak, dilde tekbir, koştu ileri

Demokrasi destanında şahitler biziz
Bir ölünce bin dirilen şehitler biziz…
Başkomutan emir verdi: İnin meydana!
Sahip çıkın al bayrağa, aziz vatana!

Serden geçtik vatan, millet, Allah aşkına! Bütün dünya bunu görüp döndü şaşkına! Serden geçtik vatan, millet, Allah aşkına! Bütün dünya bunu görüp döndü şaşkına!

Yerden, gökten o hainler ölüm saçarken
Nice yiğit şehit düştü bayrak açarken
Kimi tanka kafa tuttu kimi silaha
Demokrasi çiğnenmesin diye bir daha

Demokrasi darbe yemiş, şaşkındı millet
Ya özgürlük bundan sonra, yahut da zillet Milyonların ayak sesi titretti yeri
Elde bayrak, dilde tekbir, koştu ileri

Demokrasi destanında şahitler biziz
Bir ölünce bin dirilen şehitler biziz… Başkomutan emir verdi: İnin meydana!
Sahip çıkın al bayrağa, aziz vatana!

Serden geçtik vatan, millet, Allah aşkına! Bütün dünya bunu görüp döndü şaşkına! Serden geçtik vatan, millet, Allah aşkına! Bütün dünya bunu görüp döndü şaşkına!

Tem 14, 2017
R@bi@Sen

Günlük(Anı)

Her ay toplanıp gün yapıyoruz.Belirli bir parayla birikinti oluyor.Aslında amaç koca kışı değerlendirmek benim için vakit geçsin sosyal bir aktivite olsun diye idi.
Öle böle bayağı sosyalleştim.Benim hiç yapamam dediğim şeyleri yaparken buldum kendimi.Ben altmış kişilik sınıfta bir şey okurdum arkada okusam ön duymaz önde okusam arka taraf duymazdı.Sesimi yanıbaşımdakine zor duyuran biriydim.
Bu gün bana baya baya “tehlil”yaptırdılar.Yirmi kişinin karşısında kur’an okuyup duasını yaptım.Ben bile kendime hayret ettim.Şimdi hala şoktayım acaba yanlışım varmıydı nasıldım iyimi idim kafamda sorular sorular.
Yok yok benden bu kadar bu işler bana göre değil her şeyi ehli olana bırakmak lazım.Yapamadım demiyorum ama tam anlamıyla yapdığımıda düşünmüyorum.Hele benim gibi biri bu işe hiç kalkışmamalı.
Allah hakkıyla hakıkatli bir şekilde yapanlara nasip etsin böle şeyleri.Benim daha çok kendimi aşmam lazım tabi oda imkansız ben ben olalı kendimi ilk defa böyle bir ortamda kuran okuyor gördüm. Okulu saymassam tabi.Ben kendi kendime okumaya alıştırmışım kendimi. Beni aşıyor toplum içinde okumak..

Tem 13, 2017
R@bi@Sen

İğne Oyası


Arkadaşlar açıklama yapmaya gerek yok bence, herşey ayrıntılı resimlerle anlaşılıyor.Beğenip yapmak isteyenlere kolay gelsin.

Tem 13, 2017
R@bi@Sen

Günlük(Anı)

Dün benim ufaklığı dışarı çıkarayım biraz güneş alsın dedim.Buralarda pek güneşli gün olmuyor ne kadar çıkarsak bizim için iyi.Neyse aldım ufaklığı çıktık dışarıya onu parka bıraktım bende orda oturan bayanların yanına geçtim oturuyorum.Benim oğlumla oynayan ondan bir yaş kadar küçük oğlan çocuğunu babaannesi elinden tutup yanımıza getirdi.Çocuk anne pis anne kötü diye diye yanımıza geldi.Babaannesi yok anne pis değil anne cici desede çocuk aynı şeyleri tekrarlayıp duruyordu.Hayırdır ne oldu da böle diyor bu çocuk dedim.Annesi bizden kaçırıyor babasının evine gitti çocuğu bize göstermek istemiyor ama çocuk evi burası biliyor istemiyor gitmeyi dedi.
Dedim oğlunuz öleli kaç sene oldu dördünçü senesine girdi.
Gelinin kocası dört sene önce köprüden düşmüş kafası taşa gelmiş oracıkda vefat etmiş.Allah rahmet etsin.
Dedim gelin sizle duruyordu ne zaman gitti üç aydır yok bizi terk etti bu yavrumuzu bizden kaçırıyor ama o annesiyle gitmek istemiyor dedi.Ben bununla oğlumun yokluğuna dayanıyordum onuda götürdü bizde böle kaldık bu günde ağlamış durduramamışlar babaanne dede gitcem diye getirdiler yarın tekrar gitcek bakalım ne yapcaz hiç istemiyor gitmeyi .
Gelin genç yaşta evlenmiş iki sene evli kalmış sonra eşini kaybetmiş kaybettiği eşinin evinde kaynana kaynata ile o yokken üç sene kalmış şimdi evine gitti diye dertleniyorlar.
Küçüçük çocuk annesi hakkında neler söylüyor.Demekki yanında konuşup anneden soğutmaya çalışıyorlar.Şimdi ne yapsın kadın…Allah yardımcısı olsun.

Tem 12, 2017
R@bi@Sen

Patatesli Sulu Köfte

Malzemeler

200 g kıyma
3 adet orta boy patates
1 adet soğan
2 yemek kaşığı kısırlık bulgur
2 yemek kaşığı domates salçası
2 yemek kaşığı sıvı yağ
2 yemek kaşığı kadar un
2-3 diş ezilmiş sarımsak Tuz Karabiber Pul biber Kırmızı biber

Yapılışı

İlk olarak yemeğimizin köftelerini hazırlayalım. Kıymanın üzerine bulgur, sarımsak, baharatlar ve biraz da tuz ekleyerek iyice yoğuralım. Ufak ufak yuvarladığımız köfteleri içerisine un serptiğimiz kaba alarak una bulanmalarını sağlayalım.
Soğanları doğrayalım ve sıvı yağda soğanlar pembeleşinceye kadar kavuralım. Domates salçasını ilave ederek kavuralım. Küp küp doğramış olduğunuz patatesi ilave ederek 1-2 dakika kadar daha kavuralım.
Patateslerin üzerini 2 parmak geçecek kadar sıcak su ilave edelim. Yemek kaynadıktan sonra köfteleri ilave ederek, tuz ve baharatını ilave edelim.
Su miktarını kontrol ederek yemeğimizi kaynadıktan sonra kısık ateşte pişmeye bırakalım. (Yemek pişene kadar zaman zaman suyunu kontrol ederek su ilave edilir)
Afiyet Olsun…

Sayfalar:«1234567...64»

Hakkımda

Merhaba; ben Rabia. Evli, üç dünya tatlısının annesiyim. Yemek, elişi, oya ve daha diğer şeyleri paylaşmak için burdayım. Sergilediğim ürünlerin bir kısmını satıyorum. Görüş ve önerilerinizi hakkımda sayfasına yazabilirsiniz. Ürün satışı ve iletişim için mail adresim: rabia@rabish.net

Etiketler

Bağlantılarım

Takvim

Ağustos 2017
P S Ç P C C P
« Tem    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031