Browsing articles in "şiir"
Eyl 16, 2011
R@bi@Sen

Örtün Artık Şu Duvağı Yüzüme!

Örtün Artık Şu Duvağı Yüzüme!

Hiç yüzünü görmeden âşık oldunuz mu birine?

Ezelde âşık olmuşum sadece bir isme…

” Bu nasıl iştir ?! ” demeyin…

Ben de bilmiyorum, ama oldu işte!..

Her an şaşılacak işler olmuyor mu yerde ve gökte?..

Bir ismin peşinde koştum durdum yıllarca ümitsizce…

Acaba kimdir, bilir miyim, yüzünü görür müyüm? diye…

Ansızın karşılaşıverdim O’nunla zamanın bir yerinde…

Yer ve gökte ararken Öz’de buldum,

Sen’de ararken Ben’de buldum derler ya,

İşte öylesine…

Meğer ne de güzelmiş O Gül yüzün…

Ey benim nazlı yarim, sevda çiçeğim, aşk bahçem…

Öyle bakma! O bakışın bir hançer, canım Kudret elinde…

Ne yana dönsem, sadece Sen ! Yalnız Sen !

Mecnûnum, aşkından olmuşum bir divâne…

Bir varmış, Bir yokmuş, evvel zaman içinde, zaman hayal içinde

Hani o vakitler çağırmıştın beni, gönülden sessiz ve gizlice ?..

” Çiçeği dalından kim kopardı, seni BEN’den kim ayırdı ?

Ben Gül’üm, sen bülbül, dön gel yine BEN’im ol ! ” diye…

Gelmez miyim Yâr, Belî ! elbette ! elbette !

İşte o gün bir yemin ettim ilâhi aşkımız üstüne…

Sözleştik O Arşın altında BİR’leşmek üzere…

Vakit o vakit, bugün neş’e var, aşk var evimizde…

Düğün dernek kuruldu Gül bahçemizde…

Melekler koşuşuyor bir telaş, pür telaş içinde..

Bir o yana, bir bu yana, hepsi de delicesine…

En güzel ilâhiler söylenirken o yüksek burçlarımda…

Güneş, ay ve yıldızlar raks eder semalarımda…

Bir bir çıkarıp attım o eski elbiselerimi de…

Kuğular gibiyim bembeyaz gelinliğimle…

İnciler taktılar sırma saçımın örgüsüne,

Sürmeler çektiler gözümün kısırdöngüsüne,

Gül suları serptiler aşkınla yanan şu zavallı göğsüme,

Hûriler kan kırmızı bir şerbet verdiler elime,

Taze gül yaprakları da dökülmüş üstüne…

Mikâil tatlı bir meltem estiriyor başımda yine…

Cebrâil hayretten secde etmiş, çok şaşkın bu işe,

Ömründe hiç böyle aşk görmemiş mi ne?!..

İşte duyuyorum defler çalınıyor bir yerlerde,

Sevdiğim sesleniyor, ” Bir AN’da, ansızın geliver ! ” diye…

Ne duruyorsun İsrâfil, artık şu Sûr’a üfle!

Varsın kıyamet kopsun külliyen alemde, bundan kime ne?

Aşk ile BİR olacağız, kâinat duysun ezelden ebede…

İşiten, gören, bilen herkes dâvetli bu düğüne…

Selâmu aleykum Azrail !

Çok sevindim seni gördüğüme…

Hazırım, gidelim…

Örtün artık şu duvağı yüzüme!

Nis 26, 2011
R@bi@Sen

HATIRLATMA

Mektup derken şiir oldu bak gene
Darılırsan ben ölürüm unutma…
Taze sarmaşığım hoyrat bedene…
Sarılırsan ben ölürüm unutma

Bir gün güneş olur göle doğarsın
Bir gün yağmur olup yola yağarsın
Bir gün çiçeklerden koku sağarsın
Yorulursan ben ölürüm, unutma

Kılıç ağzı yoldur ok ucu meydan
Dikkat etsen benim canımsın ey can
Koyakta kekliksin kayada ceylan
Vurulursan ben ölürüm unutma…

Aşk denince aklı bırak deli ol
Işık ışık gökten inen dolu ol
Boz-bulanık akan yağmur seli ol
Durulursan ben ölürüm unutma

Dinlemek zor, anlatmak zor yar beni
Göreceksin dertte gamda gör beni
Gönül toprağıma yaptım türbeni
Dirilirsen ben ölürüm, unutma
Abdurrahim Karakoç

Sayfalar:123»

Hakkımda

Merhaba; ben Rabia. Evli, iki dünya tatlısının annesiyim. Yemek, elişi, oya ve daha diğer şeyleri paylaşmak için burdayım. Sergilediğim ürünlerin bir kısmını satıyorum. Görüş ve önerilerinizi hakkımda sayfasına yazabilirsiniz. Ürün satışı ve iletişim için mail adresim: rabia@rabish.net

Çevir

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Etiketler

Bağlantılarım

Takvim

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  

Galeri

kelebek bohca lale