Browsing articles in "Dayanışma"
Eki 20, 2017
R@bi@Sen

Ben Bir Anneyim & Evimin Hanımıyım

(Doç. Dr. Serdar Demirel | Postmodern Çağda Müslüman Bilincin İnşâsı)
-Geçenlerde, bir dönemin ilahiyat mezunları buluşmasında idim. Ve maalesef yeni nesil ilahiyatçılar arasında bile “ev hanımı olmak, anne olmak ne de zor bir durummuş”, bunu gözlemledim.
Okumaktan evliliğe vakit ayırmayan ve artık bir öğretmen, kk öğreticisi, vesaire kurum ve kuruluşlarda görevli olarak “ayakları üzerinde duran” hanımlar alkışı hak ederken ev hanımı olan ve çocuğuna baktığını mahcubiyetle ifade eden ve “ben görev ALAMADIM” diyerek üzüntüsünü ifade eden ilahiyatlı bacıların o hâlini görünce tüm hayat gayesi devlete sırtını dayayıp bir meslek sahibi olmak olan ve “kariyer” denilen şu lanet ego azdırıcısını kendine put edinen günümüzün yaygın gençliğine kim kızabilir ki.
Suçu tümüyle gençlerde buluyor da değilim. Meslek sahibi olan kız öğrencisiyle gurur duyan hocalar, ayakları üzerinde duran kızlarını el üstünde tutan aile ve akrabalar, aldıkları maaşlarla modanın hızını yakalayan arkadaşları ile ortak muhabbet konusu bulamayan bir sosyal çevre olduktan sonra, yani; “Paranı kazanıyor, kendi ayakların üzerinde durabiliyor ve kocanın eline bakmıyorsan senden iyisi yok” diyen bir toplum olduktan sonra ve bir de böyle bir algıya sahip olup “illa çalışanla evlenirim” veya “çalışıyor olması tercih sebebidir” diyen erkekler çoğunlukta olduktan sonra hangi kızdan “anneliği” kutsal bir vazife addetmesini, gururla “ev hanımıyım” demesini bekleyebilirsiniz ki!
Artık sadece erkeklerimiz değil, kızlarımız da işsizlik endişesi taşıyor.
Zira artık erkek ve kadın eşit. Zira artık feminist zihniyet ülkemin her yerinde. Öyle ki, artık sadece genç kızlar değil, kızları yetiştiren anne ve babalar da zihinlerinde erkek ve kız çocuklarını eşitledi.
O kadar çok duyar oldum ki; “Kızım ekmeğini eline almadan, kendi ayakları üzerinde durmadan evlenemez. Parasını kazanacak, kocasının eline bakmayacak. Eğer kocası sorun çıkarırsa çıkıp gelecek, nasıl geçinirim diye düşünmeyecek.” Öyle de oluyor zaten…
Kadınlar habire boşanıp baba evine çıkıp geliyor. Zira bilinçaltına işleniyor anne ve babalar tarafından.
Velhasıl kız ve erkeklerin eşit olmadığı tek yer kaldı. O da Allah’ın (c.c) kitabı. Kitap’ta hâlâ erkek ve kadın farklı yazıyor. Hâlâ erkeklere ve kadınlara farklı sorumluluklar yükleniyor.
İşte böyle bir zamanda, yemin ediyorum, kendisine kariyer planlaması sorulduğunda bir kızın;
“Allah’ın (c.c) fıtratıma koyduğu annelik vazifesini yerine getirmek için öncelikle evlenecek ve çocuklarımın bu ümmete hayırlı birer ferd olmaları için elimden geleni yapacağım. Bu asli vazifemin haricinde de elimden geldiğince etrafıma faydalı olacak etkinliklerde görev alacağım” diye cevap verdiğine şahit olursam…
Veya kendisini tanıtan evli bir kadının gururla ve yüksek sesle; “Şu yeryüzündeki en kutsal görevi yerine getiriyorum! Ben bir anneyim ve çocuğumu kreşlere emanet etmiyor, ona benim gibi kimsenin bakamayacağını bildiğimden dolayı Allah’ın bana olan emanetini, O’na layık bir kul olsun diye bizzat kendim yetiştiriyorum” diye haykırdığına şahit olursam, geleceğe ümitle bakabileceğim.
Çünkü dindar nesil ne 7 yaşından sonra okulda haftada bir saat gördüğü din kültürü ve ahlâk dersiyle, ne İmam Hatip Ortaokulları ve liseleriyle, ne Kur’ân kurslarıyla ve ne de ilahiyatlarla yetişir.
Dindar nesil ancak televizyonun karşısında yavşayan değil, seccadenin başında gözyaşı döken ve yavrusunun ahlâklı bir Müslüman olması için çalışıp çabalayan dindar ebeveynlerin kucaklarında yetişir.
Dindar nesil, “Anneliği” tüm kariyer hayatının temeli olarak gören ve “Ev Hanımıyım” demekten utanmayan “Ana”larla ve çocuğuna evden veya arabadan değil, güzel ahlâktan daha hayırlı bir miras bırakamayacağının bilincinde olan “Baba”larla yetişir.

Eki 4, 2017
R@bi@Sen

İMAM-I GAZALİ’DEN NASİHETLER

EY OĞUL!
Kişiliğini korumak için şunlara dikkat et
1. Saçını sakalını tarayıp öyle sokağa çık.
2. Beyaz kılları koparmaya kalkma.
3. Lüzumundan fazla güzel kokulu şeyler sürünme.
4. Bir ihtiyacını dile getirirken üzerinde ısrarla durma.
5. Birtakım arzularının yerine gelmesi için küçülme.
6. Servetinin tam listesini, mevcut paranın tam rakamım çoluk çocuğuna verme. Çünkü bunlar onu az görecek olurlarsa kendilerini zayıf sanarlar. Çok görecek olurlarsa yaşayışlarında değişiklik yapmak isterler. Onları hırpalamadan belli ölçüde idare etmeye çalış.

Tartışmada şunlara dikkat et
Ey oğul!
1. Birisiyle tartışırken vakar ve efendiliğini elden bırakma.
2. Bilgisizliğini ortaya koyma. Bu konuda aceleci olma.
3. Delillerini getirirken çok iyi düşün.
4. Tartıştığın kimseyle aranda hakem olarak yumuşak huyunu gör.
5. Elinle ve parmağınla fazla işarette bulunma.
6. Fazla heyecanlanıp yüzün turp gibi olmasın.
7. Şakakların terlemesin.
8. Karşındaki adam sana ölçüsüz davranır, küstahlıkta bulunursa sen de nezih ve ağırbaşlı davran.
9. Seni kızdıracak olursa, yine ölçülü konuşmaya çalış, kendi şerefini düşün.

Hükümdarla görüşmede şunlara dikkat et
Ey oğul!
1. Devrin hükümdarı sana yakınlık gösterirse, onunla mızrak ucunda bulunduğunu hesapla.
2. Hiçbir zaman onu bu yakınlığından cesaret alıp haddini aşma ve kendini güven içinde hissetme.
3. Son derece efendi ve yumuşak davran.
4. İlâhî hükümlerden biri zedelenmedikçe hükümdarın hoşuna gidecek şekilde konuş.
5. Onun sana lütufları seni ölçüsüzlüğe sürüklemesin.
6. Sakın hükümdarla yakını arasına girme. Ancak iyilik ve hayırlı işlerde gir. Çünkü hükümdarla yakınları arasına giren kişinin düşüşü çok ani ve sür’atli olur.

Konuşurken şu noktalara dikkat et
Ey oğul!
1. Söz verdiğinde onu mümkün olduğu ölçüde yerine getir.
2. Konuştuğunda ancak doğruyu söyle.
3. Sağırlara seslenir gibi konuşma.
4. Dilsizlere hitap eder gibi sesini kısma.
5. Makbul söz söyle, güzel konuşmaya çalış.
6. Seni dinleyenin olduğu takdirde konuş.
7. İlgi duyulmayan yerde konuşma.
8. Halkın kabul etmeyeceği ve garip karşılayacağı olaylardan söz etme.
9. Bazı sözleri devamlı olarak tekarlayıp durma: “Yani, ondan sonra, evet evet evet, hayır hayır hayır,” ve benzeri gibi…

Eki 1, 2017
R@bi@Sen

CANIM OĞLUMA / Kızıma…

Benim yaşlandığımı düşündüğün gün
Sabırlı ol lütfen ve beni anlamaya çalış…Yemek yerken üstümü kirletirsem üzerimi değiştirecek gücüm yoksa.
Lütfen sabırlı ol.Benim sana bir şeyler öğretmek için seninle ilgilendiğim zamanları hatırla…
Seninle konuşurken,sürekli aynı şeyleri 1000 kere tekrarlıyorsam… sözümü kesme beni dinle.
Sen küçükken,uyuyana kadar sana aynı hikayeyi 1000 defa tekrar tekrar okumak zorunda kalıyordum.
Banyo yapmak istemediğimde;
Beni utandırma yada azarlama…
Seni banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi
ve oyunlarımı hatırla..Yeni teknolojiler karşındaki cahilliğimi görürse bana zaman tanı ve beni yüzünde alaycı bir gülümsemeyle izleme…
Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut konuşmalarımızda ipin ucunu kaçırırsam…lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanı… eğer hatırlayamazsam,sinirlenme…çünkü asıl önemli olan benim konuşmam değil,senin yanında olabilmem ve senin beni dinliyor olmandır.
Ben sana bir sürü şeyi nasıl yapacağını gösterdim…
İyi yemek yemeyi, iyi giyinmeyi… yaşamı göğüslemeyi…
Eğer bir şey yemek istemezsem, baskı yapma bana. Ne zaman yemem yada yememem gerektiğini ben gayet iyi bilirim.
Ve yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde bana elini ver…
Tıpkı,benim sana ilk adımlarını atarken verdiğim gibi.
Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi söylediğimde ve ölmek istediğimi…kızma…Bir gün anlayacaksın…yaşımın;zevk alma değil artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalış,
Bir gün şunu anlayacaksın:hatalarıma karşın hep senin için iyi olanı gerçekleştirmeye çabaladım ve senin yolunu hazırlamaya çalıştım
Senin yanında olduğumda üzgün,kızgın yada güçsüz hissetme kendini.
Benim yanımda olmalısın,beni anlamalısın ve bana yardım etmelisin.
Yürümeme yardımcı ol ve yolumu sabır ile,sevgi ile bitirmeme….
Benim için yaptıklarını,bir gülümseme ve senin için her zaman taşıdığım çok derin bir sevgi ile geri ödeyebilirim ancak.
Seni çok seviyorum oğlum/kızım….Ve hep seveceğim…

Eyl 29, 2017
R@bi@Sen

Güzel Bir Dua

● Yastığım seccade olsun, uykum namaz kılsın,
Soluğum zikir çeksin Allah’ım.
● Ayağımdan başıma, doğduğumdan bu yaşıma
Bütün günahlarıma tövbe Ya Rabbi!
● Öleceğime bütün kalbimle inanıyorum,
Azrail’i karşıma güler yüzle çıkar Ya Rabbi!
● Gözümün ışığını, beynimin dimağını, elimin, kolumun, ayaklarımın direncini, tüm vücudumun güç ve kuvvetini elimden alma Ya Rabbi!
● Bakışım ibadet, sükûtum tefekkür olsun. Konuşmam zikir yapsın.
Göz açıp kapayıncaya kadar bizi nefsin elinde bırakma Ya Rabbi!
● Her nefeste dilimi zikirden, kalbimi şükürden,
Beynimi fikirden ayırma Ya Rabbi!

● Aileme kötülük yapmak isteyenlere mani ol Allah’ım.
● Allah’ım, günahlarını affettiğin sıddıklardan eyle.
Onların sohbetlerine, zikirlerine ilhak eyle Ya Rabbi!
● Yeni doğmuş sübyan gibi karşına çıkarmayı nasip eyle!
● Bizleri salih kulların arasına katıver.
● Defterimin kapanmayacağı hayırlar yapmayı nasip eyle!.
● Naim cennetinin varislerinden eyle.
● Annemi ve babamı affet.
● Kabirde yüzümü kara çıkarma Ya Rabbi!

● İçtiğimiz, bu dünyada ‘Zemzem’,
Öbür dünyada ‘Kevser’ olsun.

● Geçtiğimiz, bu dünyada ‘Doğru yol’,
Öbür dünyada ‘Sırat’ olsun.

● Aldığımız, bu dünyada ‘Güzel ahlak örneği’,
Öbür dünyada ‘Nurlu berat’ olsun.

● Girdiğimiz, bu dünyada ‘Mekke-Medine’,
Öbür dünyada ‘Cennetü’l âlâ’ olsun.

● Gördüğümüz, bu dünyada ‘Beytullah,
Ravza-i Mutahhara, Mina, Arafat, Müzdelife, Uhud’ olsun,
Öbür dünyada ‘Cemalullah’ olsun.

● Azığımız, hem bu dünyada, hem öbür dünyada
‘Takva, güzel amel, güzel ahlak’ olsun.

● Sofralarımız, ‘İlim sofrası’ olsun.

● Dostlarımız, bu dünyada ‘Hak dostları, âlimler, dervişler’ ,
Öbür dünyada da ‘Peygamberler Ordusu’ olsun.
İNŞAALLAH…

AMiN.. YA RABBE’L ALEMİN…💝

Eyl 23, 2017
R@bi@Sen

Dünyanın En Güzel Kadını

Adamın biri halini şikayet etmek için bir ALLAH dostuna gitti ve şöyle dedi: Efendi hazretleri! Hanımımı ilk gördüğüm zaman, kendi kendime; “ALLAH şu alemde ondan daha güzelini yaratmamış” dedim. Nişanlanınca, onun gibi çok kadın olduğunu gördüm. Evlenince, ondan çok daha güzelleri olduğunu fark ettim. Evliliğimizin üzerinden yıllar geçince, baktım ki, bütün kadınlar benim hanımımdan daha güzelmiş.
O zat dedi ki: Evladım! Sana bundan daha dehşetli ve acı olan bir şey anlatayım mı?
Adam: Evet.
O zat: Sen dünyadaki bütün kadınlarla evli olsaydın, elbette sokakta başı boş gezen köpekleri hanımlarından daha güzel görürdün.
Adam: Niçin böyle dediniz?
O zat: Çünkü problem hanımında değil…
Asıl problem şu; İnsana açgözlü bir nefis, harama bakan bir göz, ALLAH tealadan utanmayan bir kalp verilmiş olmasıdır. Böyle birinin gözünü ancak kabrin toprağı doyurur. Evladım! Senin problemin, gözünü harama yummamandır. Hanımının eskisi gibi gözünde güzelleşmesini ve dünyanın en güzel kadını olmasını ister misin?
Adam: Evet.
O zat: Gözünü haramdan koru ve daima ALLAH tealaya dua edip, hanımını sana güzel göstermesini ve seni onun sevgisiyle rızıklandırmasını istemeyi unutma!

Nefsini açgözlülükten, Gözünü haramdan korursan ve ALLAH’tan utanırsan hanımının dünyanın en güzel kadını olduğunu görürsün.

Eyl 22, 2017
R@bi@Sen

Enâniyet

Kendini beğenip büyük görme, bencillik. Egoistlik.
Kıyâmet günü Allahü teâlâ üç kimse ile konuşmaz, yüzlerine bakmaz, onları tezkiye etmez (temizlemez) ve onlara çok acıklı bir azâb verir. Bu üç kişiden biri de yoksul veya fakir olup da, enâniyet sâhibi olan kimsedir. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim)
Ben yaptım, ben gördüm, ben söyledim diyen kimse, bununla enâniyetine işâret etmiştir. Akıllı kimse ben yaptım, ben gördüm, ben söyledim nasıl diyebilir. (Abdülhak Dehlevî)
Enaniyet, Allah’ın insana ihsan ve ikram eseri olarak verdiği nimetleri sahiplenip kendine mal etmesi ve kendinden bilmesidir. Yani enaniyetli bir kişi, üzerinde parlayan kabiliyet ve nimetleri Allah’tan değil de kendinden biliyor. Mevhum ve itibari olan sahiplenme duygusunu hakiki bir şekle çevirerek, her şeye ene ile sahiplenmek istiyor. Benim gözüm, benim kulağım, benim sesim, benim gücüm, benim aklım diye diye işi hakiki benliğe götürüyor. Yani artık bu nimetleri kendinin kabul etmeye başlıyor. Tehlikeli olan da bu durumdur.

Bir kimse, üzerindeki nimet ve kabiliyetlerin Allah’ın bir inayet ve ikramı olduğunu bilse ve sahiplenme duygusunun itibari bir kıyaslama vasıtası olduğunun bilincinde olsa ve bu şekli ile kendine güvense, bir sakınca olmadığı gibi, Allah’ın verdiği nimetlerin farkında olmak anlamına gelir.

İnsan, enaniyete dayandığında yaptığı işlerde İlâhi kudreti nazara almayıp “Ben yaptım, ben ettim” şeklinde gururlanır.

Bu asır, adeta enaniyet asrıdır, “Ehl-i delalet, ene’ye binmiş, dalalet vadilerinde koşmakta” birbirlerinin enaniyetini okşamakta, eneler şişmekte, kalınlaşmakta, kabarmaktadır.

Halbuki, insanın gerçek büyüklüğü, enaniyetten sıyrılmakla mümkündür. Kur’an-ı Kerim, bütün iyiliklerin Allah’tan, bütün kötülüklerin nefisten olduğunu bildirir. (bk. Nisa, 4/79) İnsanın nefsi ise, bu ilahi hükmün aksine meyleder. Ortada bir başarı varsa kendinden bilir, başarısızlığı kadere yükler.

Kamil insanlar, “enaniyetsiz büyüklük” içindedirler. Büyüktürler, fakat büyüklenmezler. Bütün kemâlâtın, güzelliklerin Allah’tan geldiğini, bütün noksan ve çirkinliklerin kendilerinden kaynaklandığını itiraf ederler.

Her ay memurlara maaşlarını dağıtan bir mutemedin gurura hakkı olmadığı gibi, fakirlere yardım eden bir zenginin de gurura hakkı yoktur.

İnsanın ene (ben) merkezli bir hayattan kurtulması, yüce ideallerle mümkündür. “Her işinde Cenab-ı Hakk’ın rızasını gözetmek, imanın bütün gönüllere hakim olmasını istemek, ülkesinin maddî-manevî zirvelere çıkmasına çalışmak” gibi idealler, insanı eneye esir olmaktan, onun emrine girip etrafında dönmekten kurtarır. Böyle yüce ideallerden mahrum yaşayanlar ise, “ben” merkezli bir hayat yaşamaktan kurtulamazlar.
Ene, farazi ve vehmi benlik ve sahiplik duygusudur. Yani; hakikatte olmadığı halde, var gibi düşünülen bir sahiplenme, bir kabullenme duygusudur. Mesela; insanın ailesine benim ailem demesi, evine benim evim demesi, vücut ve azalarına benim vücudum ve benim azalarım demesi buna örnek olarak verilebilir. İşte buradaki “benim” ifadesi enedir.

Sayfalar:123»

Hakkımda

Merhaba; ben Rabia. Evli, üç dünya tatlısının annesiyim. Yemek, elişi, oya ve daha diğer şeyleri paylaşmak için burdayım. Sergilediğim ürünlerin bir kısmını satıyorum. Görüş ve önerilerinizi hakkımda sayfasına yazabilirsiniz. Ürün satışı ve iletişim için mail adresim: rabia@rabish.net

Etiketler

Bağlantılarım

Takvim

Ekim 2017
P S Ç P C C P
« Eyl    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031